Toplumun Nefesi;

                                               SEVGİSİZ KALMAYALIM.

Merhaba kıymetli okuyucularım; Sevgi, insanın en temel ve en güçlü duygularından biridir.

Biyolojik olarak incelendiğinde, sevgi dopamin, oksitosin, serotonin ve endorfin gibi kimyasalların etkileşimiyle ortaya çıkan bir durumdur.

Beyindeki ödül mekanizması harekete geçtiğinde, sevgiyle ilişkilendirilen mutluluk ve bağlılık hissi güçlenir.

Evrimsel açıdan bakıldığında ise sevgi, türün devamlılığını sağlamak ve bireylerin sosyal bağlarını güçlendirmek için gelişmiş bir mekanizmadır.

Ancak sevgi sadece biyokimyasal bir süreç değildir; aynı zamanda derin bir psikolojik ve felsefi deneyimdir.

Sevgi, güven duymak, anlamak, paylaşmak ve bir başkasının varlığıyla tamamlanmış hissetmektir. Bu duygu, romantik ilişkilerde farklı bir boyut kazanır ve “sevgili olmak” kavramını doğurur.

Sevgili Olmak: Paylaşmak ve Birlikte Büyümek

Sevgili olmak, sadece romantik bir çekimden ibaret değildir.

Gerçek bir sevgili, sadece iyi günlerde değil, zor zamanlarda da yanında olandır. İlişkilerde karşılıklı anlayış, duygudaşlık ve saygı, aşkın sürdürülebilir olmasını sağlar.

Psikolojik araştırmalar, sağlıklı romantik ilişkilerin insanların stres seviyelerini azalttığını, özgüveni artırdığını ve hatta fiziksel sağlığı olumlu etkilediğini gösteriyor.

Sevgili olmak, birbirine ayna tutmaktır. Kendi eksiklerini görmek, tamamlanmak, birlikte öğrenmek ve büyümektir. Sevgi, mükemmel bir ilişkiyi değil, birlikte olgunlaşmayı, hataları kabul edip birlikte öğrenmeyi gerektirir.

Sevgililer Günü: Sevginin Kutlanması mı, Ticarileşmesi mi?

14 Şubat, birçok kişi için sevginin kutlandığı özel bir gün.

Ancak bir yandan da kapitalizmin romantik duygular üzerinden şekillendirdiği ticari bir araç olarak eleştiriliyor.

Oysa sevgi, bir güne sığdırılamayacak kadar büyük bir duygu.

Sevgililer Günü, hediyelerle değil, anlamlı paylaşımlarla değer kazanır.

Birlikte geçirilen kaliteli zaman, içten bir söz, sevgiyle yazılmış bir not, pahalı hediyelerden çok daha kalıcıdır.

Sonuç: Sevgi Bir Eylemdir

Sevgi, hissetmek kadar eyleme dökmeyi de gerektirir.

Birini sevmek, ona ilgi göstermek, onunla empati kurmak, zaman ayırmak, birlikte büyümek demektir. Sevgili olmak, bir yolculuğa çıkmaktır; bu yolculukta inişler çıkışlar olsa da sevgi varsa, yolun kendisi güzeldir.

Sonuç olarak; Bu Sevgililer Günü’nde, sadece romantik ilişkilerde değil, hayatınızdaki tüm sevgi dolu bağlarda bu duyguyu kutlamayı unutmayın. Çünkü sevgi, paylaştıkça çoğalan en değerli şeydir.   

Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN )

İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.( Mevlana)

Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.

Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )

Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın

KAZIM İLHAN

SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMANI